Psikolojik Danışmanlık

Bize hediye edilmiş olan bu yaşam yolculuğunda çoğu zaman karşılaştığımız engelleri ve zorlukları tek başımıza aşmaya çalışırız.

Aşk acısı çekeriz, iş yaşamında problemler yaşarız, sosyal hayatta, aile hayatımızda, psikolojik ve sosyal problemler yaşadığımız çevre ve durumları çoğaltmak mümkün. Böyle zamanlarda hayatı anlamsız, sorunları çözümsüz, kendimizi ise çaresiz hissederiz.

Hayat denen bu içsel ve kişiler arası yolculuğumuzda, sorunlar yaşadığımızda bir uzmandan destek görmek, sorunları sağlıklı çözümlere ulaştırmak ve danışmanla birlikte içsel yeni keşiflerde bulunmak, hayatımıza ve kendimize ait yeni farkındalıklar yaratmak, yaşamımıza yeni bir renk, tat ve anlamlar katacaktır.

Psikolojik danışmanlık, bireyin kendi içindeki çatışmaları, sorunları ve ruhsal karmaşıklıkları üzerinde yoğunlaşıp kişisel sorunlarının çözülmesine, bireyin kendisiyle ve etrafındakilerle barışık hale gelip üretken ve verimli olmasına yardımcı olur.

Durumsal, kısa süreli ve uzun süreli sorun yaşayan bireyler, grup, aile, iş yaşamı ve sistemler danışmanlığın çalışma alanı içine girmektedir.

Kişiler arası ve kişinin kendisi ile olan iç yolculuğunu içine alır. Okul, aile, kariyer gibi durum ve ortamlara uyum sağlama ve anlam vermeye ‘yeterli olmayı keşfetme’ yolunda bireylere yardımcı olmaya çalışır.

Psikolojik danışmanlık gizlilik, güven ve mahremiyet sağlanmasını gerektiren, danışan merkezli bir süreçtir. Bu süreç, danışan ile danışman arasında kurulan psikolojik etkileşim ve ilişki ile başlar, danışmanlık sürecinin başarılı olması için gereken koşulların belirlenmesi oranında gelişir ve ilerler.

Psikolojik danışmanın amacı olayın farkındalığını anlatmak yada tavsiyelerde bulunmak değil, danışanın daha önce farkında olmadığı duygu, düşünce ve isteklerinin bilince ulaşma süreci içinde, kendisini anlamasına ve geliştirmesine yardımcı olmaktır.

Psikolojik danışmanlık yeniden öğrenme sürecidir, hayatımıza ve geçmişimize farklı perspektiflerden yaklaşabilme gücünü danışana kazandırmaya emek harcarken, bu perspektiflerin ve sebep-sonuç ilişkilerinin inceleyerek yeniden ele alınabileceğini, denenebileceğini ve bundan da önemlisi yaşamımızı daha çok keyifli kılabilecek bir duygu, düşünce ve davranışların edinilebileceği bir süreçtir.

Bu süreç sırasında, geçmişteki olaylara eski bakış açılarını değiştirip yeni bakış açıları geliştirerek bakabilmede ve danışanın gün geçtikçe kendini yenileyen bir kişi olduğunu fark edebilmesinde onu cesaretlendirmektedir.

Anlayış arayışı , insanları psikolojik danışman yada psikologlara yönlendirir. Anlaşılmak danışan ve danışmanı birbirine baglar ve zamanla ve sessiz biçimde gelişen güven duygusunun ilk tohumlarını serper.

Psikolojik danışmanlık, danışanların insanları, olayları ve olup bitenleri olduğu gibi görebilme olgunluğuna erişmelerine yardımcı olur.

İnsanoğlu belirsizlikten hoşlanmaz ve haz duymaz. Psikolojik danışmanın görevlerinden biriside danışanın katiyet ve hakimiyet hissini artırmaktır. İnsanın hayatındaki olayları açıklaması ve uyumlu bir örüntü içinde sıralaması önemli bir adımdır. Bir sıkıntının nedenini bilmek ve adını koymak, onu kendi kontrolümüz altına almanın ilk adımıdır.

Danışanların kendilerini iyileştirebilecek potansiyele sahip olduklarını görmede ve hayatı olduğu kabullenip, herşeyi kontrol edemeyeceklerini kabullenmede psikololik danışmanlık etkin olur.

‘Neden beni görmek istediniz?’ yada ‘Size nasıl yardımcı olabilirim?’ gibi cümlelerle başlayan danışan ve psikolojik danışman ilişkisi, çok insancıl bir ilişkidir.

Unutmayın ki ‘BİLMEK VE EYLEME GEÇMEMEK, HİÇBİRŞEY BİLMEMEKTİR’

ve yine unutmayın ki ‘YARATTIĞINIZ DÜNYAYI ANCAK KENDİNİZ DEĞİŞTİREBİLİRSİNİZ’