Özgül Öğrenme Güçlüğü bir zihinsel engel değildir.

Basit bir deyişle öğrenme güçlüğü kişiye, duruma ve olaya özel bir konsantrasyon sorunu olduğu söylenebilir. Zekadan bağımsızdır ve her zeka düzeyinde görülebilir. Okuma güçlüğü, yazma güçlüğü, matematik öğrenme güçlüğü şeklinde görülebilir. Okuma ve yazma güçlüğü sıklıkla birincil, matematik öğrenme sorunu ise ikincil sorun olarak aynı kişide bir arada görülebilir.

Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte kişinin genellikle ailesindeki diğer bireylerin bazılarında da görülüyor olması genetik olabileceğini ortaya koymaktadır. Görülme sıklığı %20’ye yakındır; yani hemen her beş kişiden birinde çeşitli derecelerde var olan bir sorunun hiçbir bireyinde görülmediği aile de yok gibidir.

Bazı kişilerdeki özel öğrenme güçlüğünün derecesi çok hafif olduğundan hiç bir zaman ciddi bir soruna yol açmaz. Böyle çok hafif düzeyde olduğunda kişinin farkına varmadan, kendiliğinden geliştirmiş olduğu baş etme stratejileri ile bertaraf edilmektedir.

Hafif ve ağır düzeydeki özel öğrenme güçlüğü vakaları ise kişinin incelenmesi sonucunda sorununu gidermeye yönelik olarak oluşturulmuş kişiye özel bir egzersiz programı ve bazen de bu egzersizlere ek bir medikal destekle çözüme ulaştırılmaya çalışılmaktadır.

Belirtileri çok farklı ve genellikle okul öncesi dönemde gözle görülür olmamakla birlikte 3-4 yaşlarında terliklerini ters giyen ya da konuşurken harf karıştıran çocukların bir uzmana başvurularak değerlendirmeye alınmasında fayda vardır. Bu karıştırmalar “kayıp” yerine “tayıp” gibi sevimli görünen basitlikte olabilir.

Kesin tanı 6-7 yaşından itibaren konabilmektedir. Ancak basit testlerle anaokulu çağındaki çocuklarda erken belirtiler yakalanabilmekte, okula başladıktan sonra böyle bir sorun yaşama olasılığı olan çocuklar belirlenebilmektedir. Ancak bu testler sadece hafif ya da ağır düzeyde bir özel öğrenme güçlüğü sorununun ortaya çıkma olasılığının görülmesini sağlar. Detaylı bir tanı için çocuğun okul çağına gelmiş olmasını beklemek gerekir.

Genellikle, çocuklar okuma yazma öğrenmekte ya da matematikte güçlük çekmeye başladıktan yada uyum sorunları yaşamaya başlar ve bir süre sonra bir uzmana başvurulmaktadır. Özel öğrenme güçlüğü olan birey çok zor bazı şeyleri yapabilirken, çok basit görünen bazı şeyleri yapamaz ve bu durumda aileler ve öğretmenler tarafından bu yapamadığı şeyleri yapmak istemediği düşünülür; özel öğrenme güçlüğü olan çocuklar başarı konusunda suçlanır ya da aileler ve öğretmenler tarafından bu durumu “İstediğinde çözemediği problem yok ama çok çabuk sıkılıyor” şeklinde yorumlarlar.

Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklar; en az normal zekaya sahip olanları diğer insanların kolaylıkla yapabildikleri bazı şeyleri yapamadığı için kendini yetersiz ve çaresiz hissederler. Nedeninin kendileri de bilmediği ve denediği halde aşamadığı bu sorunlarını ifade edemezler. Ebeveynleri ve öğretmenleri tarafından anlaşılamadıkları durumlarda içe dönerler ya da boş verirler ve çeşitli davranış bozuklukları gösterirler.

Bu nedenle erken bir tarama ile sorunun ortaya çıkma olasılığı bilinirse ilk belirtiler başlar başlamaz özel öğrenme güçlüğü olan çocuğu, bir işe yaramayacak ve kişiliğinin de yara almasına neden olacak şekilde sıkıştırmaktansa bir uzmana başvurulmalıdır.