Travma…

Bireyin ruhsal ve bedensel varlığını değişik biçimlerde sarsan, inciten, yaralayan her türlü olay travma olarak adlandırılır.

İnsanların büyük bir kısmı hayatının bir döneminde az ya da çok stresli yaşantılar ya da olaylar ile karşı karşıya kalır…

Bu stresli yaşantılar normal koşullar altında ‘sarsıcı’ bir yaşantıya, travmaya dönüşmez.

Fakat gerek yaşanan stres verici olayın şiddeti gerekse bu şiddetli yaşantı sonrasında örselenme ile kişinin içinde bulunduğu ortamın uygunsuzluğu bir araya gelince yaşanan olayın travmatik bir olaya, sürece dönüşmesine neden olabilir…

Çeşitli araştırmalar insanların %40’ının hayatları boyunca en az bir kez olağan dışı bir travmaya maruz kaldığını bize söyler.

Travma yoğun bir stresöre karşı; artmış anksiyete, travma ile ilişkili uyaranlardan kaçınma ve aşırı uyarılmış semptomların eşlik ettiği tepki şeklinde ortaya çıkabilir…

Travma anında…

  • Olay zorlayıcı biçimde yeniden deneyimlenebilir…
  • Olayın yeniden yaşanmaması için ilişkili uyaranlardan kaçınılabilir…
  • Uyarılmışlık söz konusu olabilir…

Bu yüzden yaşanan stres verici olay sonucu ortaya çıkan travmanın doğası, zamanlaması, şiddeti ve süresi, gelecekteki ruhsal sağlık üzerinde önemli etkilere sahiptir.

Travmadan bahsederken kişinin kendisinin yaşamış olduğu istismar ve ihmal gibi olaylar akla gelse de başka yaşantılar da travmaya neden olabilir. Bu nedenler arasında;

  • Ekonomik nedenler…
  • Ölüm, ölüm tehdidi… Fiziksel bütünlüğe kasıt,
  • Sosyal izolasyon, parçalanmış aile ilişkileri, aile dışı ilişkilerde kısıtlılık, zorlanma..
  • Sosyal desteğin eksikliği…
  • Anne baba yoksunluğu, boşanma…
  • Aile içerisinde çeşitli madde kullanımı sonucu ortaya çıkan madde bağımlılığı…
  • Geleneksel aile değerlerinde çarpıklık gibi nedenler yer alabilir.

Travma hayatın birçok alanını etkilese de genelde kişinin günlük işlevselliğini bozacak derece de büyük stres yaşantıları sonucu ortaya çıkan travmalar aslında çocukluk çağında ortaya çıkmaktadır.

Çocukluk çağı travması, bir dizi olumsuz deneyimi kapsayan geniş çerçeveli bir terimdir.

Çocuğun psikolojik açıdan iyi olma halini olumsuz yönde etkileyen bütün olaylara çocukluk çağı travması olarak bakabiliriz…

Çocukluk çağı travması denildiğinde ise genelde 18 yaşından küçük çocuklara fiziksel, duygusal, zihinsel ve toplumsal gelişimlerini kötü yönde etkileyici, zedeleyici her tür davranış akla gelir..

Bu olayların çocuklara zarar verici olması bir yana yasaklanmış eylemleri de içerir…

Çocukların maruz kalabileceği travmatik olaylardan bazıları;

  • Ensest
  • Ebeveyn Kaybı
  • Trafik Kazaları
  • Tecavüz, savaş, istismar… Saldırı olabilir…

Fiziksel, ruhsal, zihinsel, duygusal hangi alanı etkilerse etkilesin travmaya maruz kalan çocuğa kasıtlı, incitmeye ya da zarar vermeye yönelik bir eylem söz konusudur.

Yaşanan bu kötü olaylar, çocukluk çağında maruz kalınan travma sonucunda psikoz, düşünce bozukluğu, madde kullanımı, izolasyon, uyum bozuklukları gibi sorunlar ortaya çıkabilmektedir.

Daha önce de belirtildiği üzere, travmanın farklı şekil ve türlerinin, belirli patolojik durumların ortaya çıkma riskini arttırması olasıdır…

Arya Psikoloji Danışmanlık ve Gelişim Akademisi olarak ‘erken yaşantıda’ ortaya çıkan travmatik deneyimleri doğru ve iyi değerlendirilerek, potansiyel kötü olayı anımsama sorunlarını aşmak amacıyla ‘yaşam geçmişi takvimi’ ile yaşanan travmatik olayın şiddeti görece şekilde basit değerlendirmek yerine derinlemesine üzerine danışmanlık hizmeti veriyoruz…