Eşine sadakatsizlik göstermek…
Başka bir bireyin duygusal, cinsel ya da romantik biçimde ilişkiye dahil olması!
Diğer insanlarca kabul edilebilir fiziksel ve duygusal yakınlık sınırlarını aşma!
İhanet, sadakatsizlik…
Etik değerlerin bozulması, doğum kontrolünün sağlanması ile cinsel özgürlüğün artması, insanların zamanla aile ve toplum ile ilgilenmek yerine kişiselliklerine daha fazla önem verir hale gelmeleri…
Evden uzakta çalışma…
Ulaşılabilirliğin gittikçe artması!

Bütün bunlar aldatmaya dair mitleri de beraberinde getirir.
– Herkes sadakatsizdir.
– Normal ve kabul edilebilir bir davranıştır.
– Monotonlaşmış ilişkiyi canlandırır.
– İnsanlar aldatır çünkü seks düşkünüdürler.
– Eşlerine sadık değillerdir!
– Bilmiyormuş numarası yapmak her zaman iyidir.
– Boynuzlanan erkeğin hatasıdır!

Aldatma ne kadar normalleştirilmeye çalışılsa da aslında istenmeyen bir yaşantı sonucu ortaya çıkmaktadır.

Gerçek nedenler arasında;
– Duygusal ilişkiyi anlamamak,
– Karşılıklı ihtiyaçları anlamada yetersizlik,
– Birlikte problem çözmeye yönelik sözel beceri yoksunluğu,
– Eşinin cinsel problemlerinin farkına varmamak,
– Kültürel, etnik farklılıklarla başa çıkamamak,
– Evliliğin doğasında olmayan beklentiler içine girmek,
– Cinsel merak, duygusal ihtiyaç, yalnız hissetme, cinsel bağımlılık, heyecan kaybı, günlük hayat koşuşturmacası içinde iken eşin ihmali gibi…

Erkekler için ise bu sebepler arasında; heyecan arama, ego tatmini, ruhsal boşluk, anlık tatmin duygusuna yenilme, intikam duygusu yer alabilir. Kadınlar ise öz saygı ihtiyacı, duygusal olarak ihmal, intikam, heyecan, romantizm ya da cinsel tatminsizlik gibi nedenlerle aldatmaya yönelmektedir.

Aldatmanın olasılığı evliliğin ilk yıllarında eşlerin birbirine bağlanma ve yakınlık sorunları ile mücadele ettikleri dönemlerde, anneliğin eşin temek odağı olduğunda, çocukların evden ayrıldığında, ilk ya da ikinci çocuğun doğumu sırasında daha çok yaşanmaktadır.

Her ilişkide o ilişkiye özel aldatmaya götüren bir süreç vardır… Aldatmadan önce ve aldatma sonrasında ilişki çeşitli aşamalarda geçer. Eşlerin iletişiminde sorunlar baş gösterir. Eşler ilişkilerinde olan biten hakkında dürüstçe iletişim kuramadıklarında eşler arasında ayrışma başlar. Bıkkınlık, huzursuz hareketlilik sürecin devamında gelir… Eşlerin yaşadığı olaylar eskisinden farklı yorumlanan bir hale gelir.
Doyumsuzluklar, yaralanmalar, farklılıklar tartışılmadığı ve çözülmediği için eşler bir tekdüzelik içinde olduklarını hissetmeye başlar. Doyumsuz olan eş aldatma ilişkisine kayar. Aldatmanın açığa çıkması ile eşlerin kendilerine ve ilişkileri bir daha asla aynı olmaz. Aldatmanın açığa çıkmasından sonra gelen evlilik sorunları yer alır.

Aldatılan eş;
– Ne zamandır bu durum devam ediyor?
– Bu, ilişkimin bittiği anlamına mı geliyor?
– Ona nasıl güvenebildim?
– Böyle bir şeyi bana nasıl yapabildi?
– Bunu istesem bile, ona tekrar nasıl güvenebilirim?
– Bu ilk aldatması mı? gibi soruların yanı sıra öfke, utanç, acı, kıskançlık, ihanet, korku, şüphe gibi duygulara sahip olur.
Kimi zaman bu duygulara fiziksel tepkilerde eşlik eder; kusma krizleri, eşyaları kırıp dökme, fiziksel saldırıda bulunma gibi…

Aldatma aldatılan eş için travmatik ve yıkıcı bir sonuçları olan bir süreçtir. Aldatılan eş travma ile utanç, depresyon, güçsüzlük, şaşkınlık, mağduriyet, terk etme gibi duyguları ile başa çıkmaya çalışır…

İlişkisine güvenemeyen eş artık insanların ona ihanet etmeyeceğine güvenemez hale gelebilir. Geleceği tahmin etme duygusu, hayatına dair kontrol yitimi getirileri arasındadır aldatmanın.
Evlilik dışı ilişki, aldatma sadece negatif, kötü bir olay değildir. Aynı zamanda aldatılan kişinin güven konusunda inançlarının bozulmasına da neden olabilir. Aldatılan eş, eşini tanımadığını, bunu eşinin kendisine nasıl yapabildiği gibi sorulara anlam arayışı içinde olup, anlamlandırma yapamadığı için eşinin ona acı veren duygulara yol açan kötü birisi olarak görür.

İlişkiye zarar veren çeşitli yaşantılar içinde aldatma affedilmesi en zor yaşantılar arasında yer almaktadır. Konunun bu kadar zor olması aldatma sonrası yardım almayı daha da önemli kılmaktadır.

Danışmanlık sürecinde aldatan kişinin aldatmasına yol açan sebeplerden aldatılan eşin özellikleri, aldatan eşin eşini destekleyip desteklemediği, evlilik stresi, düşük cinsel doyum, iş ortamı, ilişki dışı partnerin davranışları, akran ilişkileri, kültürel faktörler, yatkınlık, önceki teşebbüsler üzerinde mutlaka durulmalıdır.

Eşlere bu durumu aşmaları konusunda yardımcı olabilmek için aldatılan eşin içsel ve kalıcı atıflarda bulunması ilişkiyi sonlandırma ayrılma gibi olumsuz sonuçlar doğurmasına neden olabilir. Danışmanlık sırasında durumsal ve değişebilir tepkiler vermenin sağlanması ilişkiyi devam ettirebilmenin önemli noktalarındandır. Danışmanlık ile aldatılan eşin ilişkiye devam etmesi ve durumu yapıcı halde ele almak gibi daha olumlu almak sağlanabilir. Özetle aldatma ile zararın şiddeti artarsa danışmanlıkta bağışlanmanın güçleştiği görülmektedir.

Aldatmaya yönelik motivasyonlar cinsel bağımlılık, çatışmadan kaçınma, yakınlıktan kaçınma, duygusal boşluk, terk edilen ilişki olabilir… Mutsuzluğa ilişkin bastırılan duygular ile eşinin dikkatini isteyen eş aslında dikkatini bana ver ve beni önemse demek istemektedir.

Tek gecelik aldatma, flörtler, ilişkiler…

Aldatma türü ne olursa olsun her aldatma kendine özel problemleri de beraberinde getirir. Danışmanlıkta aldatma şekli ne olursa olsun bütün aldatmaların ortak noktası olan aldatmanın travmatik bir yaşantı olduğu üzerinde durulmalıdır.