Zorbalık saldırganca davranışları içermektedir ve aralarında fiziksel, sözel ya da dolaylı üstünlük olan kişiler arasında gerçekleşmektedir. Zorbalık, başkalarına korku, endişe ve hasar verecek şekilde güçlü olan birisi tarafından güçsüz olana karşı yapılan fiziksel, psikolojik veya sözel saldırı olarak nitelendirilebilir.

Şiddet, saldırganlık ve zorbalık evrensel kavramlardır ve tüm kültürlerde yaygındırlar. Zorbalığın bir türü olan “Okul zorbalığı ya da Akran Zorbalığı” yaşça daha büyük ya da fiziksel olarak güçlü olan çocukların, daha güçsüz olan çocukları sürekli olarak hırpalaması, eziyet etmesi ve rahatsız etmesidir…

İlk defa karşılaşılan bir bireyle tartışmak, fiziksel olarak hareket yapmak, sözel olarak bağırmak ya da herhangi bir zarar verme durumu zorbalık olarak ele alınmayabilir. Çünkü süreklilik gösteren bir saldırgan davranış değildir.
Normal akran çatışması denebilecek bu davranış;
– Arada sırada olur ve ciddi değildir.
– Güç ya da dikkat arayışı yoktur.
– Belirli bir kazanç elde etme arayışı yoktur.
– Pişmanlık ve sorumluluk alma ihtiyacı duyarlar.
– Ortaya çıkan problemi çözmeye yönelik çalışma vardır.

Oysa akran zorbalığı sayılabilecek davranış biçimi, sürekli bir güç arayışı, kazanç elde etmeye yönelik, dikkat çekme ihtiyacını gidermeye yönelik, pişmanlık içermeyen bir davranış türüdür.

Akran Zorbalığı Davranışı’nın nedenleri arasında zorbalık gösteren kişinin çeşitli dürtülerini engelleyememesi, uyumlu olmadıklarını fark etmeleri, kendilerine bir başkasının ya da diğer aile üyelerinin zorbaca davranıyor olmasına karşı bir tepki olarak ortaya çıkıyor olabilir. Kendilerinden hoşlanmadıklarını başkalarına yaşatmak, da sert görünmeyi istemek, başkalarını incitmenin doğru olduğuna inançları, aile üyeleri tarafından cezalandırıldıkları, kendilerine kötü davranan birileri olduğu için bu davranışı gösteriyor olabilirler. Bütün bunların yanında gerekli rehberlik desteğinin eksikliği, bireysel farklılıkların normal olabileceğinin öğretilmemesi, disiplin ve eğitim tutumlarının yetersizliği zorbalık davranışını tetiklemektedir.

Zorbalığın üzerinin örtülmesi, yönetici, yetişkin gibi bireylerden saklanması, büyüme ve gelişmenin doğal bir parçası olarak görülmesi, oyun ya da şakalaşma gibi algılanması ise başkaca nedenleri arasındadır.

Zorbalık doğrudan yumruklama, dürtme, itme, vurma, çimdikleme, bağırma, ısırma, tükürme, çete kurma, köşeye sıkıştırma, küfür ya da hakaret etme, tehdit etme, utanç verici ya da zalimce şakalar yapma, cinsel içerikli dokunma, teklifte bulunma ya da saldırma şeklinde olabilir. Dolaylı olarak ise zorbalık izole etme, reddetme, kabul etmeme ya da şantaj yapma, rütbesini kullanma ya da derecelendirme, nefret dolu bakma, bakışları ile taciz etme, hakaret edici ve küçük düşürücü notlar yazma, bir başkasına yaşının özelliklerini kullanarak iş yaptırma, kendi çıkarları için arkadaşlarını ve ilişkilerini kullanma şeklinde olabilir.

Zorba davranışı gösterme olasılığı yüksek çocuklar ise
– Dürtüsel ve saldırgan
– Zorba davranışı gösterdiği kişilerin davranışların genellikle tahrik edici olarak algılayan,
– Az düzeyde empati gösteren,
– Az sayıda olumlu sosyal davranış gösteren.
– Genellikle yetişkinlere karşı gelen,
– Anti-sosyal kişilik özellikleri sergileyen,
– Fiziksel olarak güçlü, saldırgan, şiddete kolayca başvurabilen, kendine güvenleri az, zayıf iletişim becerileri olan, aile içi ilişki ve etkileşimlerinin düşük olduğu, maço imajı taşıyan, güce dayanıklı bir benlik algısı taşıyan, bağımsız hareket eden, sorumluluktan kaçan, çıkarları için başkalarını kullanmaktan çekinmeyen bir yapıdadırlar.

Zorbalık davranışına maruz kalma olasılığı yüksek olan çocukların genelde;
– Pasif
– İçine kapanık,
– Kendini savunma becerilerinden yoksun,
– Ürkek, kaygılı, girişken olmayan,
– Duygusal açıdan çabuk dağılmaya müsait bir kişilik yapısına sahip,
– Kaygılı,
– Güvensiz,
– Çekingen,
– Kendilerine saygıları yeterince gelişmemiş,
Sosyal becerileri yetersiz,
Yeterince arkadaşı olmayan,
Sosyal ortamlarda dışlanan,
Zorbaca davranışlara maruz kaldıklarında nadiren savunup karşı koyabilen,
Anne babalarına bağımlı,
Az sevilen, çocuklardır.

Akran zorbalığına hedef olan hem de akran zorbalığı gösteren çocuklar, depresyon ve kaygı gibi duygusal problemler yaşamaktadır. Diğer çocuklara göre, daha fazla oranda duygusal stres içindedirler. Aynı zamanda daha düşük benlik saygısına sahip olabilmektedirler. Genellikle sorunlu ailelerden gelmekte, aşırı koruyucu ya da ihmalkâr ebeveyn denetimindedirler. Aileler çocuklarına karşı güce dayalı teknikler kullanmaktadırlar. Bu tarz davranışı gösteren çocuklar genel de düşmanca davranmayı evde öğrendiklerini söylemektedirler.
Zorbalık davranışlarının hem davranışa maruz kalan, hem davranışı gösteren hem de davranışa şahit olan çocuklar üzerinde oldukça olumsuz olan sonuçları vardır;

– Benlik saygısını yitirirler ve bunu geri kazanmak yıllarca sürebilir.
– Kendine ve diğerlerine olan güvenini yitirebilir.
– Arkadaşlarından soyutlanabilir ve yalnız kalabilir.
– Depresyona girebilirler.
– Devamsızlığı artabilir ya da okulu terk edebilir.
– Hıncını başka çocuklardan çıkarabilir.
– Yardım edilmezse ileriki yıllarda da başkalarının üzerindeki güçlerini kötüye kullanmaya devam eder ve başkaları için bir tehdit oluşturabilirler.
– Soyutlanabilir ve yalnız kalabilirler.
– Başkalarıyla işbirliğinin yarattığı mutluluk, manevi tatmin gibi olumlu duygulardan yoksun kalabilirler.
– Zorbalık davranışlarına şahit olan çocuklar ise kendilerini güvende hissetmeyebilirler, kendilerini savunmak için sürekli tetik içinde bekleyebilirler, etraflarında olup biten şiddet davranışlarından dolayı mutsuzluk, üzüntü, korku, umutsuzluk gibi olumsuz duygulara sahip olabilirler.